Banka hesabını, banka veya kredi kartını ya da dijital ödeme hesabını başkasına kullandıran kişiler, hesabın dolandırıcılıkta kullanılması üzerine ağır ceza soruşturmalarıyla karşılaşabilmektedir. Kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak adlandırılan bu kişiler hakkında uzun süre dolandırıcılık suçuna iştirakin genel hükümleri uygulanmış; suç organizasyonundaki rolün yalnızca hesap veya ödeme aracı vermekten ibaret kalması için özel bir ceza indirimi öngörülmemiştir.

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.

Yeni hüküm bir af veya cezasızlık düzenlemesi değildir. Banka hesabını kullandırma fiilini bağımsız bir suç hâline de getirmemektedir. Düzenleme, dolandırıcılık suçuna kasten iştirak ettiği belirlenen; ancak suça katkısı kanunda sayılan ödeme aracını veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişi için yarı oranında ceza indirimi öngörmektedir.

Bu nedenle her dosyada önce kişinin dolandırıcılık kastıyla iştirak edip etmediği, ardından iştiraki varsa katkısının yeni hükümde belirtilen sınırlar içinde kalıp kalmadığı araştırılmalıdır.

TCK m.158/4 Düzenlemesinin Metni

7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen fıkra şöyledir:

“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Hüküm yalnız TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık suçunu değil, TCK m.157’deki dolandırıcılık suçuna iştiraki de kapsamaktadır. Fıkranın TCK m.158’e eklenmiş olması bu sonucu değiştirmez; kanun metni her iki maddeye açıkça gönderme yapmaktadır.

IBAN Düzenlemesi Kimler İçin Uygulanabilir?

TCK m.158/4 indiriminin uygulanabilmesi için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:

  1. TCK m.157 veya m.158 kapsamında bir dolandırıcılık suçu işlenmiş olmalıdır.
  2. Hesap veya ödeme aracını veren kişinin bu suça iştirak ettiği belirlenmelidir.
  3. Kişi kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmiş olmalıdır.
  4. Kişinin suça katkısı, maddede sayılan ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmalıdır.

Şartlar gerçekleştiğinde cezanın yarı oranında indirilmesi mahkemenin takdirine bırakılmış bir imkân değil, kanuni zorunluluktur. Ancak şartların bulunup bulunmadığı her sanık ve her eylem bakımından ayrı değerlendirilir.

Düzenlemenin kapsadığı araç ve hesaplar

Kanun yalnız klasik banka hesabı veya IBAN numarasıyla sınırlı değildir. Düzenlemede:

  • Banka kartı,
  • Kredi kartı ve benzeri ödeme araçları,
  • Banka hesabı,
  • Aracı kurum hesabı,
  • Ödeme hizmeti sağlayıcısı nezdindeki hesap,
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesap,
  • Bu hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar

sayılmıştır.

Kartın fiziken teslim edilmesi, internet veya mobil bankacılık şifresinin verilmesi, SIM kartın kullandırılması, doğrulama kodlarının paylaşılması ya da kripto varlık hesabına erişim sağlayan bilgilerin aktarılması somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir.

Her Hesabını Kullandıran Yarı Oranında İndirim Alır mı?

Hayır. Yeni hükmün en önemli şartı, kişinin dolandırıcılık suçuna katkısının yalnızca ödeme aracını veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalmasıdır.

Kişinin aşağıdaki eylemlerde bulunması, katkısının hesap vermekle sınırlı olmadığını gösterebilir:

  • Mağdurla telefon, mesaj veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmak,
  • Mağdura para göndereceği hesabı bildirmek,
  • Sahte ilan veya internet sitesi hazırlamak,
  • Dolandırıcılık senaryosunun kurulmasına veya yürütülmesine katılmak,
  • Hesaba gelen parayı çekmek, başka hesaba aktarmak veya kripto varlığa çevirmek,
  • Para hareketlerini yönetmek,
  • Suç gelirini diğer failler arasında dağıtmak,
  • Yeni hesap veya hesap sahipleri temin etmek,
  • Mağdurun engellenmesi ya da delillerin gizlenmesi sürecine katılmak.

Bu eylemlerden birinin bulunması otomatik olarak indirimi dışlamaz; kişinin gerçek rolü dosyanın bütünü üzerinden belirlenir. Bununla birlikte yeni hükmün lafzı “vermek fiiliyle sınırlı olma” şartını açıkça aradığından, hesap tesliminden sonraki aktif davranışlar indirim bakımından ciddi bir engel oluşturabilir.

“Haberim Olmadan Hesabım Kullanıldı” Savunmasında Ceza İndirimi mi, Beraat mi Gündeme Gelir?

Kişinin hesabı bilgisi ve iradesi dışında kullanılmışsa veya kişi hesabını verirken dolandırıcılık suçuna katkı sunduğunu bilmiyorsa, önce suçun manevi unsuru değerlendirilmelidir. Dolandırıcılığa iştirak için kural olarak suçun işlendiğinin bilinmesi ve bu suça katkıda bulunma iradesi gerekir.

TCK m.158/4, iştirak kastı bulunmayan kişiyi cezalandırmak için getirilmiş değildir. Aksine hüküm, dolandırıcılık suçuna iştirak sorumluluğu oluşan belirli bir fail grubu için indirim düzenlemektedir. Bu nedenle:

  • Hesap sahibinin dolandırıcılığı bilmediği ve bilerek katkı sunmadığı belirlenirse beraat,
  • Dolandırıcılık kastıyla iştirak ettiği, fakat katkısının yalnız hesap veya ödeme aracı vermekle sınırlı kaldığı belirlenirse TCK m.158/4 indirimi,
  • Suçun planlanması veya icrasında daha geniş bir rol üstlendiği belirlenirse genel iştirak hükümleri

gündeme gelir.

Savunmanın yalnız “haberim yoktu” cümlesine dayanması yeterli değildir. Hesabın hangi nedenle verildiği, karşılığında para veya komisyon alınıp alınmadığı, hesap hareketlerinin takip edilip edilmediği, şifre ve doğrulama kodlarının nasıl paylaşıldığı ve para geldikten sonra sanığın ne yaptığı somut delillerle incelenir.

Haksız Menfaat Amacı Ne Anlama Gelir?

Yeni fıkra, ödeme aracının veya hesap bilgilerinin “kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla” verilmesini aramaktadır. Bu ifade, kişinin kendisinin mutlaka para almasını gerektirmez. Başka bir kişiye haksız menfaat sağlama amacı da yeterli olabilir.

Hesabın belirli bir ücret, komisyon veya suç gelirinden pay karşılığında verilmesi haksız menfaat amacı bakımından güçlü bir delil oluşturabilir. Ancak kişinin hesabını bedelsiz vermiş olması tek başına amacı ortadan kaldırmaz. Buna karşılık hesabın meşru bir ödeme için verildiğini sanan, dolandırıcılık gelirinin aktarılacağını bilmeyen kişi bakımından iştirak kastı ve haksız menfaat amacı ayrıca ispatlanmalıdır.

Kanundaki amaç unsuru varsayımla kurulamaz. Hesaba suçtan kaynaklanan paranın gelmiş olması, hesap sahibinin bu paranın kaynağını bildiğini tek başına kesin olarak göstermez. Mahkeme, dijital ve mali delilleri birlikte değerlendirerek suç tarihindeki bilgi ve iradeyi ortaya koymalıdır.

Banka Hesabını veya IBAN’ı Başkasına Vermek Bağımsız Bir Suç Oldu mu?

Hayır. TCK m.158/4, “IBAN kullandırma suçu” adıyla yeni ve bağımsız bir suç ihdas etmemiştir. Düzenleme dolandırıcılık suçuna belirli bir iştirak biçimi için özel indirim normudur.

Bu ayrım önemlidir. Bir banka hesabının başka bir kişi tarafından kullanılması her durumda dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Ceza sorumluluğunun doğması için ilgili dolandırıcılık eylemi, hesap sahibinin bu suçla bağlantısı, kastı ve katkısı ispatlanmalıdır.

Hesap hareketleri başka suçlara ilişkinse suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, yasa dışı bahis, suç örgütü veya özel kanunlardaki düzenlemeler ayrıca gündeme gelebilir. TCK m.158/4 yalnız TCK m.157 ve m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştirake ilişkindir; bütün “hesap kullandırma” dosyalarına uygulanacak genel bir indirim değildir.

Düzenleme Bir Af veya Otomatik Tahliye Sağlıyor mu?

Hayır. Düzenleme genel veya özel af değildir. Mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz ve koşulları incelenmeden otomatik ceza indirimi ya da tahliye sonucu doğurmaz.

Öncelikle TCK m.158/4’ün somut kişi bakımından uygulanabilir olup olmadığı belirlenir. Ardından kişinin cezası yeni hüküm uyarınca yeniden değerlendirilir. Tutukluluk veya infaz durumu ise ortaya çıkan yeni ceza miktarı, geçirilen süre ve ilgili ceza muhakemesi veya infaz hükümlerine göre ayrıca incelenir.

Bu nedenle “IBAN dosyalarının tamamı düşecek” veya “hesap sahipleri doğrudan tahliye olacak” şeklindeki açıklamalar hukuken doğru değildir.

Devam Eden Soruşturma ve Davalarda Nasıl Uygulanır?

Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihte devam eden soruşturma ve kovuşturmalarda Cumhuriyet savcısı ile mahkeme hükmü resen dikkate almak zorundadır.

Soruşturma aşamasındaki dosyalar

Savcılık, yalnız hesabın suçta kullanılmış olmasını değil; hesap sahibinin dolandırıcılık kastını ve fiilî katkısını araştırmalıdır. İştirak kastını gösteren yeterli delil yoksa sorun indirimden önce suçun oluşup oluşmadığıdır. İştirak bulunduğu kanaatine varılırsa, katkının TCK m.158/4’teki verme fiiliyle sınırlı kalıp kalmadığı iddianamede somutlaştırılmalıdır.

İlk derece mahkemesindeki dosyalar

Mahkeme yeni hükmü sanık lehine resen uygular. Ancak yarı oranındaki indirime geçmeden önce sanığın iştirak biçimi, amacı ve gerçekleştirdiği diğer davranışlar gerekçeli kararda ayrı ayrı gösterilmelidir. Aynı dosyadaki tüm hesap sahipleri bakımından toplu ve soyut bir değerlendirme yapılması yeterli değildir.

İstinaf aşamasındaki dosyalar

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin altıncı fıkrası özel bir geçiş hükmü getirmiştir. Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş, dosyası bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde bulunan ve TCK m.158/4 kapsamına girebilecek sanıklar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

Bu hüküm, bölge adliye mahkemesinin yalnız matematiksel bir indirim yapmasından farklı olarak sanığın rolünün ilk derece mahkemesinde yeniden değerlendirilmesini öngörmektedir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar

Geçiş hükmüne göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan ilgili dosyalar da gelişlerindeki usule uygun biçimde ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

Kesinleşmiş ve İnfaz Aşamasındaki IBAN Dosyaları Ne Olacak?

TCK m.158/4, önceki düzenlemeye göre fail lehine sonuç doğurabilecek bir hükümdür. Lehe ceza kanununun geçmişe uygulanması ilkesi gereğince kesinleşmiş mahkûmiyetler bakımından da uyarlama değerlendirmesi yapılması gerekir.

Mahkûmiyetin kesinleşmiş olması, yeni hükmün uygulanmasına kendiliğinden engel değildir. Ancak cezanın infaz kurumu tarafından doğrudan yarıya indirilmesi de mümkün değildir. Hükmü veren mahkemece kişinin katkısının yeni düzenleme kapsamında kalıp kalmadığı incelenmeli ve gerekirse uyarlama kararı verilmelidir.

Uyarlama incelemesinde özellikle:

  • Kesinleşmiş hükümde sanığın hangi eylemlerinin sabit kabul edildiği,
  • Hesap veya ödeme aracını vermenin dışında fiil yüklenip yüklenmediği,
  • Sanığın suç gelirinden pay alıp almadığı,
  • Parayı çekme veya aktarma gibi davranışlarının bulunup bulunmadığı,
  • Haksız menfaat amacının kararda nasıl belirlendiği,
  • Önceki yargılamada etkin pişmanlık uygulanıp uygulanmadığı

araştırılır.

Uyarlamanın yalnız önceki ceza üzerinden aritmetik işlem yapılmasına elverişli olup olmadığı dosyaya göre değişebilir. Sanığın rolünün ve delillerin yeniden tartışılması gerekiyorsa duruşmalı inceleme yapılması talep edilebilir.

Kesinleşmiş Dosyalarda Zarar Altı Ay İçinde Ödenirse Ne Olur?

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası, infaz aşamasındaki belirli hükümlüler için özel etkin pişmanlık imkânı getirmiştir.

Bu imkândan yararlanabilmek için:

  • Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş olması,
  • Dosyanın infaz aşamasında bulunması,
  • Hükümlü hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış olması,
  • Hükümlünün yeni TCK m.158/4 kapsamına girmesi,
  • Mağdurun zararının mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi

gerekir.

Şartlar gerçekleşirse hükümlü TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Burada zarar gideriminin kısmi değil, tamamen olması aranmıştır. TCK m.168/2’deki indirim “yarısına kadar” olduğundan, uygulanacak oran somut kararda ayrıca belirlenir; otomatik ve sabit bir ikinci yarı indirimi söz konusu değildir.

Geçici hüküm ayrıca, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu fıkraya dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla yalnız altı aylık ödeme süresinden yararlanma talebi infazı kendiliğinden durdurmaz.

Kanun yürürlüğe girdiği tarihte hüküm verilmiş olmakla birlikte kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle daha sonra kesinleşen kararlar da bu özel hüküm kapsamına alınmıştır.

TCK m.158/4 İndirimi ile Etkin Pişmanlık Birlikte Uygulanabilir mi?

TCK m.158/4, suçtaki katkının sınırlı olmasına bağlı özel bir ceza indirimi; TCK m.168 ise suç nedeniyle oluşan zararın giderilmesine bağlı etkin pişmanlık hükmüdür. Hukuki nedenleri farklıdır.

Şartları birlikte gerçekleştiğinde her iki hükmün uygulanması gündeme gelebilir. Ancak geçici m.1/7’deki özel imkân, daha önce hakkında TCK m.168 uygulanmamış hükümlüler için düzenlenmiştir. Ayrıca zarar gideriminin zamanı ve oranı, TCK m.168’in hangi fıkrasının uygulanacağını etkiler.

İndirimlerin uygulanma sırası ve sonuç ceza TCK m.61’deki sıra gözetilerek belirlenmelidir. Dosyadaki temel ceza, nitelikli hâller, iştirak statüsü ve diğer kişisel nedenler görülmeden soyut bir sonuç ceza hesabı yapılması yanıltıcı olur.

IBAN Kullandırma Dosyalarında Hangi Deliller Önemlidir?

Yeni düzenlemenin uygulanmasında temel uyuşmazlık, kişinin gerçek rolünün yalnız hesap vermekle sınırlı olup olmadığı olacaktır. Bu nedenle aşağıdaki deliller önem taşır:

  • Banka hesap hareketleri ve transfer zinciri,
  • ATM ve banka şubesi kamera görüntüleri,
  • Mobil bankacılık oturum ve cihaz kayıtları,
  • IP, HTS, baz istasyonu ve konum verileri,
  • SIM kart değişikliği ve doğrulama mesajları,
  • Şüpheliler arasındaki mesaj ve arama kayıtları,
  • Hesap teslimi karşılığında yapılan ödeme veya komisyon transferleri,
  • Paranın kim tarafından çekildiği veya başka hesaba aktarıldığı,
  • Kripto varlık platformlarındaki cüzdan ve transfer kayıtları,
  • Mağdurla iletişimi kimin kurduğu,
  • Hesap sahibinin bankaya yaptığı bloke, itiraz veya dolandırıcılık bildirimleri,
  • Hesabın verilme gerekçesine ilişkin tanık ve belge delilleri.

Hesabın sanık adına olması, dolandırıcılık kastını tek başına ispatlamaz. Buna karşılık şifrenin verilmesi, suç gelirinden pay alınması, ardışık para çekimleri ve diğer faillerle yoğun iletişim gibi olgular birlikte değerlendirildiğinde iştirak kastına veya daha geniş bir role işaret edebilir.

Uygulamada Tartışma Yaratabilecek Noktalar

TCK m.158/4 çok yeni bir hükümdür ve uygulama esaslarını belirleyen yerleşik Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır. Önümüzdeki dönemde özellikle şu konularda uyuşmazlık çıkması beklenebilir:

  • Parayı ATM’den çekmenin “hesap vermekle sınırlı katkı” şartını her durumda ortadan kaldırıp kaldırmayacağı,
  • Hesap sahibinin komisyon almasının yalnız haksız menfaat amacını mı gösterdiği, yoksa daha geniş iştirak rolüne mi işaret ettiği,
  • Birden fazla hesabın sistematik biçimde kullandırılmasının kapsam dışında kalıp kalmayacağı,
  • Hesaba gelen paranın başka hesaba otomatik veya talimatla aktarılmasının nasıl değerlendirileceği,
  • Sanığın dolandırıcılık suçunu ne ölçüde bilmesinin iştirak kastı için yeterli olduğu,
  • Uyarlama yargılamasında kesinleşmiş hükümdeki maddi kabullerin ne ölçüde yeniden incelenebileceği,
  • Birden fazla mağdur ve dosya bulunması hâlinde zarar gideriminin nasıl yapılacağı.

Yeni hüküm hakkında karar numarası verilerek “yerleşik içtihat” aktarılması şu aşamada güvenilir değildir. Uygulama, kanun metni ve somut dosyalardaki deliller üzerinden şekillenecektir.

Sık Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi’ndeki IBAN düzenlemesi yürürlüğe girdi mi?

Evet. 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; TCK m.158/4 aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

IBAN’ımı kullandırdım, cezam kesin olarak yarıya iner mi?

Hayır. Önce dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğinizin ve katkınızın yalnız kanunda sayılan ödeme aracı veya hesap bilgilerini vermekle sınırlı kaldığının belirlenmesi gerekir. Başka aktif eylemler varsa indirim uygulanmayabilir.

Dolandırıcılıktan haberim yoksa yine de indirim mi uygulanır?

Dolandırıcılık kastı yoksa öncelikli talep beraat olmalıdır. TCK m.158/4, iştirak kastı bulunan fakat rolü sınırlı kalan kişi için indirim getirir; kastı bulunmayan kişiyi cezalandırmaz.

Düzenleme geçmiş dosyalara uygulanır mı?

Evet. Devam eden dosyalar ile istinaf, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve infaz aşamasındaki belirli dosyalar için uygulama ve geçiş hükümleri bulunmaktadır. Ancak izlenecek yol dosyanın bulunduğu aşamaya göre değişir.

Kesinleşmiş ceza için yeniden yargılama mı gerekir?

Kural olarak yeni lehe hükmün uygulanması için uyarlama değerlendirmesi yapılır. Bunun klasik anlamda yargılamanın yenilenmesi mi yoksa uyarlama yargılaması mı olduğu ayrımı önemlidir. Başvurunun hükmü veren mahkemeye ve doğru hukuki nedene dayandırılması gerekir.

Yeni düzenleme nitelikli dolandırıcılık dosyasını asliye ceza mahkemesine mi geçirir?

Kural olarak hayır. TCK m.158/4 suçun hukuki niteliğini değiştiren yeni bir temel suç değil, cezadan indirim nedenidir. İsnat TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık ise görev, indirim uygulanmadan önce suç için kanunda öngörülen ceza esas alınarak belirlenir. TCK m.157 kapsamındaki dolandırıcılık dosyalarının görev durumu ise kendi suç vasfına göre değerlendirilir.

Zarar ödenince ceza tamamen ortadan kalkar mı?

Hayır. Kanundaki şartlar oluşursa etkin pişmanlık nedeniyle ayrıca indirim yapılabilir. Bu düzenleme cezanın veya mahkûmiyetin otomatik olarak ortadan kalkmasını sağlamaz.

Altı aylık ödeme süresi ne zaman başlar?

Geçici m.1/7 kapsamındaki süre, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren başlar. Kanunun yayımlandığı veya hükümlünün düzenlemeyi öğrendiği tarih doğrudan sürenin başlangıcı değildir.

Ödeme süresince infaz durur mu?

Hayır. Geçici hüküm, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu düzenlemeye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini belirtmektedir.

Sonuç

  1. Yargı Paketi ile TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık organizasyonundaki bütün failleri aynı düzeyde cezalandırmak yerine suça katkısı yalnız ödeme aracını veya hesap kullanımını sağlayan bilgileri vermekle sınırlı kalan kişiler için özel bir indirim getirmiştir. Şartları gerçekleştiğinde verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Bununla birlikte düzenleme bir af, otomatik tahliye veya genel cezasızlık hükmü değildir. Kişinin dolandırıcılık kastı bulunmuyorsa beraat; kastı bulunmakla birlikte katkısı sınırlıysa TCK m.158/4 indirimi; suçun planlanması ve icrasında daha geniş rol üstlenmişse genel iştirak sorumluluğu değerlendirilmelidir.

Devam eden ve kesinleşmiş dosyalarda izlenecek yol aynı değildir. Dosyanın soruşturma, ilk derece, istinaf, Yargıtay veya infaz aşamasında bulunması; önceki hükümde etkin pişmanlık uygulanıp uygulanmadığı ve mağdur zararının giderilip giderilmediği ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bilgilendirme: Bu yazı 5 Ağustos 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Her dosya; isnat edilen eylem, iştirak kastı, hesap hareketleri, dijital deliller ve yargılamanın bulunduğu aşama dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî Kaynaklar

Dosyanın diğer yönleri

İlgili IBAN ve hesap kullandırma yazıları

Ceza HukukuBanka Hesabını Başkasına Kullandırmanın Cezası Nedir?

Banka hesabı veya IBAN kullandırmanın ceza sorumluluğu, TCK m.158/4 indirimi, dolandırıcılık kastı ve hesap sahibinin savunması.

Makaleyi okuyun →
Ceza HukukuIBAN Kullandırmada Kast Nasıl İspatlanır? Hesap Sahibi Her Durumda Sorumlu mudur?

Hesap sahibinin dolandırıcılık kastının banka hareketleri, IP, HTS, mesajlar ve para çekme kayıtlarıyla değerlendirilmesi.

Makaleyi okuyun →
Ceza HukukuKesinleşmiş IBAN Dosyalarında Ceza İndirimi ve Uyarlama Yargılaması

TCK m.158/4 sonrası kesinleşmiş IBAN dosyalarında uyarlama yargılaması, infazın durdurulması, zarar giderimi ve etkin pişmanlık şartları.

Makaleyi okuyun →
IBAN ve hesap kullandırma konu kümesine gidin
Ceza Hukuku çalışma alanını inceleyin ← Tüm makalelere dönün