Mahkemece hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilir; borçlunun maaşı, banka hesabı ve diğer malvarlığı üzerinde haciz işlemleri gündeme gelebilir. Ayrıca İİK m.344’teki koşullar oluşursa nafaka kararına uymama nedeniyle şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Tahsil yolu ile tazyik hapsi aynı işlem değildir; birikmiş ve işlemeye devam eden nafaka ayrımı özellikle önem taşır.

İcra takibi nasıl başlatılır?

Nafaka ara karara veya ilama dayanıyorsa karar örneğiyle ilamlı takip yapılabilir. İcra emrinde nafaka türü, dönemleri, ödenen ve eksik kalan tutarlar ile faiz hesabı açık olmalıdır. Daha önce yapılan ödemeler düşülmeden takip başlatılması itiraz ve şikâyet doğurabilir.

Tedbir nafakası kararın niteliğine göre dava devam ederken de icraya konulabilir. Boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlı nafaka kalemlerinde başlangıç tarihi hükümden kontrol edilmelidir.

Hangi mallar haczedilebilir?

Borçlunun maaşı, banka hesapları, araç ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları için haciz istenebilir. Nafaka alacağı bazı sıra ve haciz kurallarında imtiyazlıdır; somut takipte güncel kesinti ve sıra durumu icra dosyasından belirlenir.

Borçlunun hiçbir malının bulunmaması alacağı sona erdirmez. Gelir ve malvarlığı daha sonra ortaya çıktığında takip işlemlerine devam edilebilir; zamanaşımı ve yenileme süreçleri ayrıca izlenmelidir.

Tazyik hapsinin koşulları

İİK m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir. Bu yaptırım borcu ortadan kaldırmaz; amacı kararın yerine getirilmesini sağlamaktır. Uygulama başladıktan sonra gereği yerine getirilirse tahliye gündeme gelir.

Şikâyet için icra emrinin usulüne uygun tebliği, ödenmemiş cari nafaka ve kanuni şikâyet süresi gibi unsurlar dikkatle incelenir. Yalnızca eski birikmiş nafaka alacağının bulunması her durumda tazyik hapsi için yeterli kabul edilmez.

Şikâyet süresi ve görevli merci

İcra ve İflas Kanunu’ndaki şikâyete bağlı yaptırımlarda fiilin öğrenilmesi ve gerçekleşme tarihine bağlı özel süreler vardır. Her ödenmeyen aya ilişkin tarih ayrı önem taşıyabileceğinden başvuru geciktirilmemelidir.

Şikâyet icra ceza mahkemesinde görülür. Takip dosyası, tebligat, ödeme kayıtları ve hangi aya ait nafakanın ödenmediği açıkça sunulmalıdır.

Borçlu ödeme gücünü kaybetmişse

İşsizlik veya gelir kaybı nafaka borcunu kendiliğinden kaldırmaz. Koşulları varsa aile mahkemesinde nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açılmalıdır. Bu davanın açılması mevcut ilamın icrasını otomatik durdurmaz.

İİK m.344, azaltma veya kaldırma davası açılmış ve ileri sürülen nedenler uygun görülmüşse tazyik hapsi uygulamasının dava sonucuna bırakılabilmesine imkân tanır. Bu otomatik erteleme değildir.

Ödeme nasıl belgelenmelidir?

Ödemeler banka üzerinden, ay ve nafaka türü açıkça yazılarak yapılmalıdır. Elden ödeme varsa imzalı belge alınması ispat sorununu azaltır. “Çocuk için alışveriş yaptım” savunması, mahkemece belirlenen nakit nafaka borcunu kendiliğinden sona erdirmez.

Kısmi ödeme hangi aya mahsup edildiği açıklanarak kayda alınmalıdır. Taraflar arasında özel ödeme anlaşması varsa bunun ilamı değiştirip değiştirmediği ayrıca değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Nafaka ödemeyen doğrudan hapse girer mi?

Hayır. İcra takibi, usulüne uygun tebligat, şikâyet ve icra ceza mahkemesi kararı gerekir; koşullar somut dosyada incelenir.

Tazyik hapsi borcu siler mi?

Hayır. Tazyik hapsi tahsilat yerine geçmez ve nafaka borcu devam eder.

İşsiz kalan kişi ödemeyi kesebilir mi?

Mahkeme kararı olmadan ödeme kesilmesi risklidir. Koşulları varsa azaltma veya kaldırma davası açılmalıdır.

İlgili Yazılar

Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.

Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin ← Tüm makalelere dönün