Boşanma davasında davalı, yalnızca davacının iddialarına cevap vermekle yetinmeyip kendi boşanma sebeplerine dayanarak boşanma ve ferî sonuçlar talep etmek isteyebilir. Bunun usulî aracı karşı davadır. Cevap dilekçesinde karşı tarafın kusurlu olduğunu söylemek, açık bir karşı dava ve talep sonucu bulunmadıkça davalı lehine boşanma hükmü kurulmasını her zaman sağlamaz.

Karşı dava ne işe yarar?

Karşı dava, asıl davalıya aynı yargılama içinde bağımsız talep ileri sürme imkânı verir. Davalı kendi vakıalarına dayanarak boşanma, maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet ve diğer ferîleri talep edebilir. Asıl dava ile karşı dava birlikte görülerek çelişkili karar riski azaltılır.

Karşı dava savunma değildir; bağımsız dava niteliği taşır. Bu nedenle talep sonucu, vakıalar, hukuki sebep, deliller ve harç yükümlülüğü ayrıca gözetilmelidir.

Hangi sürede açılmalıdır?

HMK m.127 uyarınca karşı dava cevap dilekçesiyle veya cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır. Süresinden sonra açılan karşı davanın asıl davadan ayrılmasına karar verilmesi gündeme gelebilir. Cevap süresi ve varsa ek süre kararı dosyadan dikkatle hesaplanmalıdır.

Elektronik tebligat, tebliğ tarihi ve sürenin son günü hesaplanırken mevzuattaki özel kurallar dikkate alınmalıdır. “İlk duruşmaya kadar açılabilir” şeklindeki genel kabul doğru değildir.

Karşı davanın şartları

Asıl dava ile karşı dava arasında takas veya mahsup ilişkisi bulunması ya da davaların temelini oluşturan olaylar arasında bağlantı bulunması gerekir. Eşlerin aynı evlilik birliğindeki davranışlarına dayanan karşılıklı boşanma taleplerinde bağlantı çoğunlukla mevcuttur.

Mahkemenin karşı davaya görevli olması ve karşı talebin aynı yargılama usulü içinde incelenebilir olması gerekir. Mal rejimi tasfiyesi gibi ayrı harç ve yargılama özelliği bulunan taleplerin boşanma karşı davasına gelişigüzel eklenmesi usul sorunları yaratabilir.

Cevap ile karşı dava arasındaki fark

Cevap dilekçesinde davacı vakıaları inkâr edilebilir, delillere itiraz edilebilir ve davanın reddi istenebilir. Fakat davalı kendi lehine boşanma hükmü ve boşanmanın ferîlerini istiyorsa bunu karşı dava talebiyle açıkça kurmalıdır.

Örneğin davalının “davacı ağır kusurludur” demesi tazminat talebi yerine geçmez. Maddi ve manevi tazminat ayrı miktarlar hâlinde, nafaka türü ve başlangıcı da açıkça talep edilmelidir.

Harç, delil ve dilekçe düzeni

Karşı dava için başvurma harcı ile ilgili nispi veya maktu harçlar yatırılır. Dilekçede karşı davacı ve karşı davalı sıfatları, dava konusu, vakıalar ve sonuç talepleri tereddütsüz gösterilmelidir. Eksikliklerin süre içinde tamamlanmaması usulî kayıplara yol açabilir.

Karşı davacı da dayandığı vakıaları ispatla yükümlüdür. Tanık listesi, kurum kayıtları, mesajlar ve diğer deliller süresinde bildirilmeli; her delilin hangi vakıaya ilişkin olduğu açıklanmalıdır.

Asıl davadan feragat edilirse karşı dava ne olur?

Karşı dava bağımsız niteliği nedeniyle asıl davanın sona ermesi karşı davayı kendiliğinden sona erdirmez. Asıl davadan feragat, davanın takip edilmemesi veya usulden sonuçlanması hâlinde karşı davanın görülmesine devam edilebilir. Ancak somut usul işleminin karşı dava üzerindeki etkisi dosya özelinde incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Karşı dava için ayrı dosya numarası verilir mi?

Karşı dava asıl dosya içinde birlikte görülür; tevzi ve kayıt uygulamasındaki teknik işlemler adliyeye göre yürütülür.

Süre geçince karşı dava açılamaz mı?

Ayrı dava açılması mümkün olabilir; geç açılan karşı davanın ayrılması ve bağlantı varsa birleştirme değerlendirmesi gündeme gelebilir.

Sadece tazminat için karşı dava gerekir mi?

Boşanma davasındaki ferî talebin ileri sürülme biçimi ve süresi dikkatle değerlendirilmelidir. Davalı lehine hüküm isteniyorsa talebin açık olması zorunludur.

İlgili Yazılar

Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.

Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin ← Tüm makalelere dönün