Türkiye’de boşanmak için her durumda eşlerin ortak iradesi aranmaz. Bir eş boşanmayı kabul etmiyorsa anlaşmalı boşanma koşulları oluşmaz; ancak kanunda düzenlenen boşanma sebebi ispatlanabiliyorsa çekişmeli boşanma kararı verilebilir. Davalının yalnızca “boşanmak istemiyorum” demesi davayı kendiliğinden durdurmaz; davacının da evliliğin kötü gittiğini söylemesi tek başına yeterli değildir.
Tek taraflı boşanma mümkün müdür?
Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi kanuni sebeplerden biri oluşmuşsa eşlerden biri tek başına dava açabilir. Mahkeme, dayanılan sebebin koşullarını ve ileri sürülen vakıaları inceler.
Davalının kabulü ispat yükünü her dosyada ortadan kaldırmaz; davayı kabul beyanının boşanmanın kişiye sıkı sıkıya bağlı niteliği ve anlaşmalı boşanmanın özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.
Davacı neyi ispatlamalıdır?
Davacı, dilekçede bildirdiği somut olayları hukuka uygun delillerle ispatlamalıdır. “Geçinemiyoruz”, “beni mutsuz etti” veya “karakterlerimiz uyuşmuyor” gibi soyut açıklamalar, hangi davranışların ortak hayatı çekilmez hâle getirdiğini göstermiyorsa yetersiz kalabilir.
Mesajlar, tanıklar, sağlık ve kolluk kayıtları, banka hareketleri, sosyal medya içerikleri ve başka dosyalar yalnızca hukuka uygunluk ve ilgili vakıayla bağlantı ölçüsünde değerlendirilir. Delilin varlığı kadar hangi iddiayı kanıtladığının açıklanması önemlidir.
Davalının itiraz hakkı ve kusur
TMK m.166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı bulunabilir. Ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Bu düzenleme, daha kusurlu eşin hiçbir koşulda dava açamayacağı veya az kusurlu eşin tek sözüyle evliliği sonsuza kadar sürdürebileceği anlamına gelmez. Kusur oranı, itirazın niteliği ve korunmaya değer yarar birlikte değerlendirilir.
Karşı dava açılabilir mi?
Davalı boşanmaya karşı çıkmakla birlikte kendi boşanma sebeplerine dayanıyorsa süresinde karşı dava açabilir. Böylece her iki tarafın vakıaları ve ferî talepleri aynı yargılamada incelenebilir. Yalnızca cevap dilekçesinde kusur isnadı yapmak ile karşı dava yoluyla boşanma ve ferîlerini talep etmek aynı değildir.
Karşı dava için harç, talep sonucu ve dayanak vakıalar açık olmalıdır. Süre kaçırılmışsa ayrı dava ve dosyaların birleştirilmesi ihtimali usul hükümlerine göre değerlendirilir.
Dava reddedilirse ne olur?
Boşanma sebebi ispatlanamazsa veya hukuki koşullar oluşmazsa dava reddedilebilir. Ret kararı kesinleşmeden yalnızca fiilen ayrı yaşama boşanma sonucu doğurmaz. Ret sonrasında yeni olaylara dayanan dava ile önceki davanın reddinin kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamamasına dayalı yol birbirinden ayrıdır.
TMK m.166/4’te 2024 yılında yapılan değişiklikle, boşanma sebeplerinden biriyle açılan davanın reddinin kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Somut dosyada ret kararının kesinleşme tarihi ve aradaki yaşam düzeni kontrol edilmelidir.
Dava sürerken tarafların hakları
Dava devam ederken evlilik hukuken sürer. Buna rağmen güvenlik, barınma, tedbir nafakası, geçici velayet, kişisel ilişki ve malların yönetimi için geçici önlemler alınabilir. Şiddet riski varsa karşı tarafın rızası beklenmeden 6284 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılabilir.
Sık Sorulan Sorular
İmza vermeyen eş boşanmayı engeller mi?
Anlaşmalı boşanmayı engelleyebilir; fakat çekişmeli davada kanuni sebep ispatlanırsa rıza aranmadan boşanma kararı verilebilir.
Duruşmaya gelmeyen eş yüzünden dava düşer mi?
Usulüne uygun tebligat yapılmışsa davalının gelmemesi yargılamayı kendiliğinden durdurmaz; davacı kendi ispat yükünü yine yerine getirmelidir.
Boşanma davası reddedilince tekrar dava açılabilir mi?
Yeni olaylara dayalı yeni dava mümkün olabilir. Ayrıca ret kararının kesinleşmesinden sonra TMK m.166/4’ün güncel bir yıllık koşulları oluşursa ayrı bir sebep gündeme gelir.
İlgili Yazılar
Hukuki Dayanak ve Yayın Notu
Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.
Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin →← Tüm makalelere dönün
