İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır. Ödeme diğer ebeveyne yapılsa da korunan menfaat çocuğa aittir. Bu nedenle miktar belirlenirken eşler arasındaki kusur değil, çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik güçleri esas alınır.

Kim iştirak nafakası öder?

Boşanma veya ayrılıkta velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Velayet sahibi ebeveyn de bakım, emek ve ekonomik imkânlarıyla giderlere katılır. Ortak velayet düzeninde dahi çocuğun kim yanında ne ölçüde kaldığı ve tarafların gelirleri gerektiriyorsa parasal katkı belirlenebilir.

Ebeveynin işsiz olması, ödeme yükümlülüğünü her durumda otomatik kaldırmaz; çalışma kapasitesi, malvarlığı ve gerçek ekonomik durum incelenir. Buna karşılık hiçbir geliri ve ödeme gücü bulunmayan kişinin somut durumu da göz ardı edilemez.

Miktar hangi ölçütlerle belirlenir?

TMK m.330 uyarınca nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun varsa gelirleri de gözetilir. Yaş, okul, servis, kurs, sağlık, bakım, barınma ve günlük yaşam giderleri somutlaştırılmalıdır.

Türkiye’de herkese uygulanan bağlayıcı bir yüzde veya standart hesap tablosu yoktur. Mahkeme yalnızca bordrodaki ücrete değil, düzenli ek gelir, malvarlığı, şirket ilişkisi ve yaşam standardına da bakabilir. Talep edilen miktarın gider listesiyle ilişkilendirilmesi dosyayı güçlendirir.

Başlangıç tarihi ve tedbir nafakasıyla ilişki

Dava sürerken çocuk için geçici ödeme tedbir nafakası niteliğindedir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle iştirak nafakası dönemi başlar. Hükümde tedbir ve iştirak nafakasının başlangıçları ile birbirinin devamı olup olmadığı açık kurulmalıdır.

Bağımsız iştirak nafakası veya artırım davasında başlangıç tarihi talebin niteliğine göre değerlendirilir. Geçmişte gönüllü yapılan ödemelerin mahsubu için dekont açıklamaları ve ödeme amacı önem taşır.

Artırım ve azaltma

Çocuğun büyümesi, okul değişikliği, sağlık gideri, enflasyon ve ebeveynlerin gelir değişiklikleri artırım veya azaltma davasına dayanak olabilir. Her ekonomik değişiklik tek başına yeterli değildir; önceki karar tarihinden sonra oluşan fark ve hakkaniyet gösterilmelidir.

Mahkeme, istem hâlinde gelecek yıllardaki artış miktarını da kararlaştırabilir. Artış hükmünde uygulanacak endeks, dönem ve hesap yöntemi açık olmalıdır; “enflasyona göre” gibi belirsiz ifadeler icrada tartışma yaratabilir.

Nafaka ne zaman sona erer?

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Erginlikten sonra eğitim devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Bu dönemde ergin çocuğun talep hakkı ve taraf sıfatı ayrıca dikkate alınmalıdır.

Velayetin değiştirilmesi, çocuğun evlat edinilmesi veya yaşam koşullarındaki başka esaslı değişiklikler mevcut hükmün yeniden ele alınmasını gerektirebilir. İlamdaki borcun kendiliğinden ortadan kalktığı varsayımıyla ödeme kesilmemelidir.

Ödenmezse ne yapılır?

Nafaka ilamlı icra takibine konu edilebilir. Birikmiş ve cari nafaka ayrımı, haciz ve tazyik hapsi bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Ödemelerin banka üzerinden, ay ve nafaka türü belirtilerek yapılması ispat uyuşmazlığını azaltır.

Sık Sorulan Sorular

Velayet sahibi ebeveyn iştirak nafakasından vazgeçebilir mi?

Çocuğun üstün yararı ve değişen ihtiyaçları nedeniyle, protokoldeki düzenleme gelecekte nafaka talebini her durumda ortadan kaldıran kesin bir feragat gibi değerlendirilemez.

Özel okul gideri nafakaya ek olarak istenebilir mi?

Kararın veya protokolün kapsamı, ebeveynlerin onayı, önceki eğitim düzeni ve mali güç değerlendirilmelidir. Belirsiz hüküm yeni uyuşmazlık doğurabilir.

Çocuk 18 yaşına gelince ödeme otomatik biter mi?

İştirak nafakası kural olarak erginlikle sona erer; eğitim sürüyorsa ergin çocuğun bakım veya yardım nafakası talebi ayrıca gündeme gelebilir.

İlgili Yazılar

Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.

Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin ← Tüm makalelere dönün