“Nafaka” tek bir alacağı ifade etmez. Eşin dava süresindeki geçimi, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eşin korunması, çocuğun giderlerine katılım ve belirli hısımlar arasındaki yardım yükümlülüğü farklı hukuki şartlara bağlıdır. Talebin yanlış adlandırılması veya başlangıç ve sona erme tarihinin gözden kaçırılması, tahsil ve icra aşamasında sorun doğurabilir.
Tedbir nafakası
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, TMK m.169 uyarınca eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri alır. Eş ve çocuk için hükmedilen tedbir nafakasının amacı yargılama boyunca ekonomik dengeyi ve çocuğun bakımını korumaktır. Bu aşamada boşanmadaki nihai kusur tespiti belirleyici değildir.
Eşler haklı bir nedenle ayrı yaşıyorsa boşanma davası açılmadan da TMK m.197 çerçevesinde parasal katkı istenebilir. Dava içindeki tedbir nafakası ile bağımsız önlem talebi aynı hukuki bağlamda değerlendirilmemelidir.
İştirak nafakası
Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn, gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılır. İştirak nafakası çocuğun yararına yönelik olup miktar belirlenirken çocuğun yaşı, okul ve sağlık giderleri, yaşam koşulları ile anne ve babanın ekonomik güçleri gözetilir.
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Eğitim erginlikten sonra devam ediyorsa TMK m.328/2 çerçevesinde eğitim süresince bakım yükümlülüğü gündeme gelebilir; ergin çocuğun talebi ve usulî konumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf, diğer eşin mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir. Cinsiyete bağlı değildir. Talebe bağlı olduğundan mahkeme kural olarak kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez.
Kanundaki “süresiz” ifade, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erme; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde mahkeme kararıyla kaldırma gündeme gelir.
Yardım nafakası
TMK m.364 uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü olabilir. Yardım nafakası boşanmanın sonucu değildir. Hısımlık ilişkisi, ihtiyaç, nafaka yükümlüsünün ödeme gücü ve kanundaki sıra birlikte incelenir.
Ergin çocuğun eğitimine devam etmesi nedeniyle istediği destek, somut duruma göre bakım yükümlülüğü veya yardım nafakası hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. Küçük çocuk için iştirak nafakasıyla aynı dava ve taraf yapısına sahip olduğu varsayılmamalıdır.
Miktar nasıl belirlenir ve değiştirilebilir?
Kanunda herkese uygulanacak sabit bir oran veya hesaplama tablosu yoktur. Tarafların gerçek gelirleri, malvarlıkları, zorunlu giderleri, çocuğun ihtiyaçları ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir. Bordro tek başına gerçek ekonomik gücü her zaman göstermeyebilir; banka, tapu, araç ve sosyal-ekonomik durum araştırmaları önem taşıyabilir.
Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat biçimindeki nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması istenebilir. Gelecek yıllardaki artış oranı da talep üzerine kararda belirlenebilir.
Ödenmeyen nafakanın tahsili
İlama veya tedbir kararına dayanan nafaka için icra takibi yapılabilir. Cari nafaka ile birikmiş nafaka ayrımı; haciz, faiz ve İcra ve İflâs Kanunu’ndaki nafaka hükümlerinin uygulanması bakımından önemlidir. Nafaka borcunu ödememeye bağlı tazyik hapsi için kanuni koşullar ve şikâyet süreleri ayrıca takip edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Aynı anda hem tedbir hem yoksulluk nafakası alınabilir mi?
Tedbir nafakası dava süresine, yoksulluk nafakası boşanma sonrasına ilişkindir. Kararda başlangıç ve geçiş tarihleri tereddütsüz kurulmalıdır.
Erkek eş nafaka alabilir mi?
Evet. Yoksulluk nafakasında cinsiyet değil, kanundaki yoksulluk, kusur ve mali güç koşulları esas alınır.
Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?
Kararda veya geçerli anlaşmada artış hükmü yoksa otomatik artış varsayılamaz; değişen koşullara göre artırım davası gerekebilir.
İlgili Yazılar
Hukuki Dayanak ve Yayın Notu
Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.
Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin →← Tüm makalelere dönün
