Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında eşler arasında yaşam standardını eşitleyen veya kusuru cezalandıran bir ödeme değildir. Amaç, boşanma yüzünden asgari geçimini sağlayamayacak duruma düşen ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, karşı tarafın mali gücü ölçüsünde korunmasıdır. Her boşanmada kendiliğinden doğmaz ve somut ekonomik verilerle değerlendirilir.
Yoksulluk nafakasının dört temel koşulu
TMK m.175 bakımından boşanma yüzünden yoksulluğa düşme, nafaka isteyenin kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması, nafaka yükümlüsünün mali gücünün bulunması ve usulüne uygun talep gerekir. Bu koşullardan biri yoksa yalnızca evliliğin uzun sürmesi veya diğer eşin kusurlu olması nafaka için yeterli değildir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Buna karşılık talep edenin kusuru karşılaştırmalı olarak önemlidir: kusursuz, daha az kusurlu veya eşit kusurlu taraf şartları varsa nafaka isteyebilir; daha ağır kusurlu taraf isteyemez.
Yoksulluk nasıl belirlenir?
Yoksulluk yalnızca hiçbir gelirin bulunmaması değildir. Kişinin barınma, beslenme, sağlık, ulaşım ve zorunlu sosyal ihtiyaçlarını kendi gelir ve malvarlığıyla karşılayıp karşılayamadığı değerlendirilir. Boşanmadan önceki yüksek yaşam standardının aynen korunması garanti edilmez.
Düzenli gelir, taşınmaz, kira geliri, sosyal güvenlik ödemesi ve fiilen elde edilebilen ekonomik imkânlar dikkate alınabilir. Gerçek dışı yoksulluk görüntüsü oluşturmak veya kayıt dışı gelirleri gizlemek değerlendirmeyi etkiler.
Çalışan eş nafaka alabilir mi?
Çalışmak veya asgari bir gelire sahip olmak nafaka talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Gelirin zorunlu ihtiyaçları karşılamaya yeterli olup olmadığı; işin sürekliliği, sağlık durumu, kira gideri ve diğer ekonomik koşullarla birlikte incelenir. Buna karşılık yeterli ve düzenli geliri bulunan eş lehine nafakaya hükmedilmesi beklenmez.
Çalışabilecek durumda olmak ile fiilen gelir elde etmek aynı şey değildir. Ancak kişinin eğitim, meslek, yaş ve sağlık koşullarıyla uyumsuz biçimde çalışmaktan kaçınması somut dosyada dürüstlük kuralı ve hakkaniyet bakımından tartışılabilir.
Miktar ve ödeme biçimi
Miktar, nafaka alacaklısının makul zorunlu ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücü arasında kurulmalıdır. Nafaka, karşı tarafı yoksulluğa düşürecek veya bütün gelirini aktaracak biçimde belirlenemez. Resmî gelir kayıtlarının yanı sıra yaşam tarzı ve malvarlığı da gerçek ödeme gücünün araştırılmasında önem taşıyabilir.
Yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir. İrat biçiminde hükmedilirse gelecek yıllardaki artışın hangi ölçüte göre yapılacağı talep üzerine kararda belirlenebilir.
Ne zaman talep edilir ve zamanaşımı nedir?
Yoksulluk nafakası boşanma davasında istenebileceği gibi, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra da ayrı dava konusu yapılabilir. Ancak TMK m.178 uyarınca boşanma sebebiyle doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Anlaşmalı boşanma protokolündeki feragat veya “talep yoktur” beyanı ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma davasında istenen tedbir nafakası, boşanma sonrasında kendiliğinden yoksulluk nafakasına dönüşmez. Sonuç talebinin açık kurulması ve hükümde başlangıç tarihinin gösterilmesi gerekir.
Nafaka ne zaman sona erer?
İrat biçimindeki nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Mali koşullar değişirse artırma veya azaltma da istenebilir.
Sık Sorulan Sorular
Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Diğer koşullar da varsa evet; kanun nafaka isteyenin kusurunun daha ağır olmamasını arar.
Nafaka mutlaka ömür boyu mu ödenir?
Hayır. Kanunda baştan zorunlu bir bitiş tarihi öngörülmemiştir; ancak sona erme, kaldırma ve azaltma nedenleri uygulanabilir.
Evlenmeden birlikte yaşamak nafakayı bitirir mi?
Fiilen evliymiş gibi yaşama ispatlanırsa nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması istenebilir; tek başına arkadaşlık veya kısa süreli birliktelik yeterli kabul edilmemelidir.
İlgili Yazılar
Hukuki Dayanak ve Yayın Notu
Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.
Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin →← Tüm makalelere dönün
