Nafaka kararı değişmez bir ödeme yükümlülüğü değildir; ancak borçlunun tek taraflı olarak ödemeyi kesmesi de kural değildir. Nafakanın türü, sona erme sebebi ve önceki hükmün içeriği belirlenmeden hareket edilmesi icra takibi ve birikmiş borç riski doğurabilir. Azaltma ile kaldırma talepleri somut, sonradan değişen olgulara dayanmalıdır.

Yoksulluk nafakası ne zaman kendiliğinden sona erer?

TMK m.176 uyarınca irat biçimindeki yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Bu durumda dahi icra dosyası ve nüfus kayıtları bakımından durumun belgelenmesi, gereksiz uyuşmazlığı önler.

Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafaka kendiliğinden değil, mahkeme kararıyla kaldırılır.

Azaltma nedenleri nelerdir?

Nafaka yükümlüsünün gelirinde iradesi dışında ve kalıcı düşüş, ciddi hastalık, çalışma gücü kaybı veya zorunlu giderlerde esaslı artış; alacaklının gelir ve malvarlığında yükselme gibi gelişmeler azaltma nedeni olabilir. Her gelir azalması veya yeni borçlanma hakkaniyetli indirim doğurmaz.

Yükümlünün sırf nafakayı azaltmak amacıyla işten ayrılması, gelirini kayıt dışına taşıması veya malvarlığını görünüşte devretmesi korunmaz. Mahkeme resmî gelir kadar çalışma kapasitesi ve yaşam standardını da değerlendirebilir.

İştirak nafakası azaltılabilir mi?

Çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ödeme gücü değişmişse iştirak nafakasının uyarlanması istenebilir. Ancak çocuğun büyümesi çoğu zaman giderleri azaltmaz; eğitim ve sağlık ihtiyaçları artabilir. Yükümlünün yeni evliliği veya yeni çocuğu tek başına önceki çocuğun hakkını ortadan kaldırmaz.

İştirak nafakası kural olarak çocuğun erginliğiyle sona erer. Eğitim devam ediyorsa ergin çocuğun bakım veya yardım nafakası talebi ayrı usul ve taraf yapısıyla gündeme gelebilir.

Dava açmadan ödeme kesilebilir mi?

Mahkeme kararıyla belirlenmiş nafaka, kaldırma veya azaltma kararı verilmedikçe mevcut miktar üzerinden işlemeye devam eder; kendiliğinden sona erme hâlleri saklıdır. Dava açılması tek başına önceki ilamın icrasını durdurmaz.

Ödeme güçlüğü yaşayan kişinin birikmiş borç oluştuktan sonra harekete geçmesi riski büyütür. Değişiklik kalıcı hâle gelir gelmez delillerle başvuru yapılması ve ödeme açıklamalarının banka kayıtlarında açık tutulması gerekir.

Görev, yetki ve deliller

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Önceki karar, kesinleşme bilgisi ve artış hükümleri dilekçeye eklenmelidir.

SGK ve vergi kayıtları, banka hareketleri, tapu ve araç kayıtları, sağlık raporları, kira ve zorunlu gider belgeleri ile sosyal-ekonomik durum araştırması kullanılabilir. Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasında hukuka aykırı takip, gizli kayıt veya özel hayat ihlali yaratılmamalıdır.

Karar hangi tarihten sonuç doğurur?

Azaltma veya kaldırmanın başlangıcı talebin niteliği, sona erme sebebi ve hüküm içeriğine göre belirlenir. Dilekçede hangi nafakanın, hangi tarihten itibaren ve ne ölçüde değiştirilmesinin istendiği açıkça yazılmalıdır. Mahkemenin taleple bağlı olduğu unutulmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

İşsiz kalınca nafaka otomatik kalkar mı?

Hayır. İşsizliğin nedeni, süresi, çalışma kapasitesi, malvarlığı ve tarafların ihtiyaçları değerlendirilir; mahkeme kararı olmadan ödeme kesilmesi risklidir.

Nafaka alan işe girerse nafaka biter mi?

Her gelir yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Gelirin düzenliliği ve zorunlu ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı incelenir.

Yeni evlilik nafakayı etkiler mi?

Alacaklının yeniden evlenmesi irat biçimindeki yoksulluk nafakasını sona erdirir. Yükümlünün yeniden evlenmesi ise tek başına kaldırma nedeni değildir.

İlgili Yazılar

Başlıca dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve konuya göre 6284 sayılı Kanun ile ilgili uygulama yönetmeliği. Metin, genel bilgilendirme amacıyla 3 Ağustos 2026 itibarıyla hazırlanmıştır. Somut olayın tarihleri, delilleri ve talepleri hukuki sonucu değiştirebilir; kişisel hukuki görüş yerine geçmez.

Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanını inceleyin ← Tüm makalelere dönün